sohbet odası sohbet odaları, sohbet kanalları
sohbet mynet sohbet, dizihd
Sitede Ara   24 Mayis 2012 Persembe 20:28

Menü

istek yap
sohbet   Anasayfa
sohbet   Vizyon Filmleri HD izle
  +18 izle
  Animasyon Filmler HD izle
  Astroloji Burç
  Atatürk Köşesi
  Aşk Sevgi
  Aşk Sözleri
  Canlı Tv izle
  Chat Siteleri
  Cilt Bakımı ve Güzellik
  Cinsel Bilgiler
  Cinsellik
  Dinimiz İslam
  DiziHD
  DiziHD Al Yazmalım
  DiziHD Ay Tutulması
  DiziHD BBC Human Planet
  DiziHD Behzat Ç
  DiziHD Bir Günah Gibi
  DiziHD Bizim Yenge
  DiziHD Fatmagülün Suçu Ne
  DiziHD Firar
  DiziHD Geniş Aile
  DiziHD Gün Akşam Oldu
  DiziHD Hayat Devam Ediyor
  DiziHD Keşanlı Ali Destanı
  DiziHD Kurtlar Vadisi
  DiziHD Kuzey Güney
  DiziHD MUCK izle
  DiziHD Muhteşem Yüzyıl
  DiziHD Nikita
  DiziHD Pis Yedili
  DiziHD ReiS
  DiziHD Sensiz Olmaz
  DiziHD Spartacus
  DiziHD Spartacus Vengeance
  DiziHD Umutsuz Ev Kadınları
  DiziHD Yalancı Bahar
  DiziHD İffet
  DiziHD Yıllar Sonra
  Fıkra Oku
  Güncel Haber
  Güzel Sözler
  Hikayeler
  irc komutları
  Kadın Hastalıkları
  Klip izle
  Komedi Mizah
  Kurtlar Vadisi Pusu DiziHd
  Lost GirL 1. Sezon Hd izle
  Msn Messenger
  Oteller & Turizm & Seyahat
  Oyun Oyna
  Program indir
  Resimler
  Rüya Tabirleri
  Sağlık
  Sohbet Chat Sitesi
  Sohbet Odaları Listesi
  Sohbet Siteleri
  Spartacus Gods Of Arena
  Suskunlar HD izle
  Video izle
  Yemek Tarifleri
  Yeşilçam Filmleri HD izle
  Şarkı Sözleri
  Şiirler
    İletişim
sohbet, sohbet odaları

 Sıtma

Facebook'ta Paylaş

Okunma

237
Hastalık yapıcı bir grup parazit olan, plazmodiumların, anofelsivrisineklerinin dişileriyle insanlara bulaşan had, ateşli birhastalık. Hastalığın en bariz belirtisi olan, titremeyle yükselen ateş plazmodiumun çeşidine göre değişik fâsılalarla olur. Teşhisi kolay, tedâvisi ve korunması mümkün olan sıtma hastalığı çok eski zamanlardan beri bilinmektedir.

Batı dillerinde kullanılan 'Malaria' terimiİtalyancada 'kötü hava' anlamına gelir. Hastalığın en bâriz belirtisi olan titremeyle yükselen ateş plazmodiumun çeşidine göre değişik fâsılalarla olur. Teşhisi kolay, tedâvisi ve korunması mümkün olan sıtma hastalığı çok eski zamanlardan beri bilinmektedir.

Hastalığı ilk defa bildirenlerEski Mısırlılardır. M.Ö. 460-370 yıllarında Hippocrates de bataklık bölgelerde, tekrarlayan ateş ve dalak büyüklüğüyle seyreden bir hastalığın mevcudiyetini fark etmiş ve dört ayrı şekilde olabileceğini bildirmiştir. Torti (1753), ateşli hastalıklar için yazmış olduğu kitabında ilk defa “Malaria” adını kullanarak diğer hastalıklardan ayrı olarak ele aldı. 1894’te Manson, sıtmanın sivrisineklerle bulaştığını buldu. Eskiçağlarda kitleler hâlinde ölüme sebep olan sıtma, bugün de bu tehlikesini muhâfaza etmektedir.

Rusya’da Birinci Dünyâ Savaşından sonra beş milyon sıtmalı vardı ve bunların 60.000’i öldü. 1934’te Seylan’da üç milyon sıtmalının 100.000’i hayâtını kaybetti. Amerika’da ilk salgın 1938’de Brezilya’da vukû buldu ve 100.000 hastanın 14.000’i öldü. Salgın, 1942’de Nil Vâdisine kaydı ve Mısır’da 12.000 kişiyi öldürdü. Daha sonra Etyopya’da 15.000 ölü bıraktı. Savaşları ve tabiî âfetleri tâkiben Karayiblerde büyük hasar yapan salgın, 1963’te Haiti’de 75.000 kişinin ölümüne sebep oldu.

Yeryüzünde belirli bölgelerde sık bulunan hastalık 45 derece kuzey, 40 derece güney enlemleri arasında fazladır. Tropik ve subtropik bölgelerin hastalığıdır. Afrika’da ölen her yüz çocuktan onunun sebebi olan sıtma, Türkiye’de de önemli bir sağlık problemi olup, devamlı mücâdele edilmektedir.

Plazmodiler amibe benzeyen, mikroskopta görülebilen tek hücreli parazitlerdir. Çoğalmaları iki safhada olur. Birincisi, cinsî üreme safhasıdır ve sivrisineklerde vukû bulur. İkincisi, cinsî olmayan çoğalma safhasıdır ki, insan alyuvarlarında olur.

Enfeksiyonun kaynağı genellikle hasta bir şahıs veya belirtisiz bir taşıyıcıdır. Sıtma, sivrisineklerle bulaştığı gibi, hastalıklı kan nakilleriyle veya bulaşık şırıngalarla da geçebilir.

Plazmodiumların dört tipi vardır: Plazmodium vivax denilen tipi, tersiyana sıtmasını yapar. Ateş 48 saatte bir yükselir. Asya’da, Avrupa’da ve Akdeniz ülkelerinde bulunur. Afrikalılar buna karşı dirençlidirler.

Plazmodium malaria, quartana sıtmasını yapar, 72 saatte bir ateş yükselir. Az rastlanır. Hindistan, Asya ve tropikal Afrika’da karşılaşılır.

Plazmodium ovale az bulunur. 48 saatte bir ateş yapar. Bilhassa Batı Afrika’da vardır.

Plazmodium falciparum, tropikal bölgelerde, Güneydoğu Asya’da çok görülen bu tip, en şiddetli seyreden sıtma şeklini yapar. Ateşler daha uzun sürer. Nöbetler ortalama günaşırı gelir.

Sıtmanın özelliği belirtilerin nöbetler hâlinde gelmesidir. Nöbet başlamadan birkaç gün önce halsizlik, neşesizlik, iştahsızlık, başağrısı, sırt ve bacak ağrıları olur. Nöbet, şiddetli titremeyle yükselen ateşle başlar, terlemeyle sona erer. Fakat ateşsiz vakalar da olabilir. Tersiyana ve quartanada titreme çok fazladır. Hastanın bütün vücûdu sarsılır, çeneleri birbirine çarpar. Nabız hızlanır, başağrısı, sinirlilik, kollarda ve bacaklarda ağrılar olur.

Uzun süren durumlarda karaciğer ve dalak büyür, sarılık ve kansızlık gelişebilir. Solunum şikâyetleri ve hatta zâtürre olabilir. Menenjit, şuur bulanıklığı, çeşitli felçler meydana gelebilir. Enterit sıcak iklimlerde sık olur. Dalak kendiliğinden yırtılabilir, iç kanama olabilir.

Tedâvisi: Sıtmalı hasta devamlı yatakta bulundurulmalıdır. Kuvvetli besinler verilir. İlâç olarak ilk kullanılan kınakına kabuklarıdır. Bunları ilk kullananlar Güney Amerika’da Peruvia Indianlarıdır. Bunu ilk bildiren 1683’te Kontes dre Chinchone’dir. 1820’de bundan kinin elde edilmesi cihetine gidildi. İlk yapılan mepakrin idi, fakat yan tesirleri sebebiyle pek kullanılmadı. Daha sonra kinolon grubu ilâçlar geliştirildi ki, bunlardan klorokin hâlâ kullanılmaktadır.

Bu ilâçlar baskılayıcı ve tedâvi edici olarak iki şekilde kullanılır. Primetamin, proquanil, klorakin baskılayıcılardandır. Düzenli şekilde alındıklarında parazitin insanda gelişip, çoğalmasını önler. Sıtmalı bölgeye seyâhat edeceklerin bir hafta önceden bunlardan birini kullanmaları tavsiye edilir. Tedâvi ediciler arasında klorokin, primakin ve kinin sayılabilir. Klorokin en etkilisidir. Alyuvarlar içindekilere etki etmesine rağmen karaciğerdeki sporozoitlere etki etmez. Cinsi üremeyi önler. Dokulardaki parazitlere primakin daha etkilidir. Bu ilâçlar uygun kombinasyonlarda ve özel ekipler tarafından hastalara bizzat uygulanmaktadır.

Korunma: Sıtmayla mücâdelede en önemli hususlardan birisi sivrisineklerle mücâdeledir. Bunun için de en kıymetli yol anofel türlerini yok etmektir. Bu hususta dünyâda geniş çaplı ilk çalışma yirminci asrın başlarında Küba ve Panama bölgesinde başlatılmıştır. Bu eradikasyon (kökünü kazıma) neticesinde Küba’da 1899’da binde 999 olan hasta oranı 1908’de binde 19’a düşürülmüştür. 1939’da DDT’nin kullanılmağa başlanması başarıyı daha da arttırdı. 1946 yılında Dünyâ Sağlık Teşkilâtı sıtma eradikasyonunu geniş çaplı olarak ele almıştır.

DDT (Dichloro-diphenyl-trichloroethane) petrol içinde % 5 emülsiyon şeklinde evlere, ahırlara, kümeslere, püskürtülür. Yiyecekler, içecekler korunmalıdır. Bâzı tip anofeller DDT’ye karşı direnç kazanmışlardır. Bu yüzden yeni maddeler araştırılmaktadır. Bunlarla beraber bütün su birikintilerinin, bataklıkların kurutulması, nehirlerin, akarsuların düzenlenmesi gerekmektedir.

Ülkemizde sıtma eradikasyon çalışmaları 1926’dan bu yana ciddî sûrette ele alınmış ve başarı elde edilmiştir. Bu konuda 4871 sayılı kânun, çalışmaları disiplin altına almıştır. Sıtma, ihbarı mecbûri bir hastalıktır. Sıtma mücâdelesini, Sıtma Savaş Dispanserleri’nde özel eğitim görmüş ekipler ücretsiz olarak yürütmektedir.

1957’den sonra Dünyâ Sağlık Örgütünün plânlı çalışmaları ve dünyâ genelinde girişilen sıtma savaşı, dünyâda yaygın olarak seyreden bu hastalığı, hastalığa yakalananların sayısını, ölüm oranını gün geçtikçe azaltmaktadır. Türkiye’de sıtmayla savaş SSYB’ye bağlı Sıtma Savaş ve Eradikasyon Teşkilatı tarafından yürütülmektedir.

Bu ciddî çalışmaların netîcesi olarak 1970 yılında sıtma sayısı 1293 vak’aya kadar düşmüştür. Fakat “Sıtmayı ortadan kaldırdık” fikriyle çalışmaların bir ara duraklamasıyla, 1977’den sonra enfeksiyon sayısı birden artmış ve 28.849 kişi hastalanmıştır. Bu arada DDT’ye karşı direnç kazanan anofeller, hastalığı hızla yaymışlar, 1978’de 101.742 kişi hastalanmıştır. Bu târihten sonra sıkı bir aşılama kampanyası başlatıldı. Hastalık tamâmen yok edilemedi fakat hızlı yayılması önlendi. 1981’de ise bu rakam 53.403’tür. Türkiye’de daha çok Güneydoğu Anadolu, Çukurova Bölgesinde görülmektedir.


  Yorumlar

Sıtma Yorum Yap
Küfürlü ve Ahlak Dışı Mesajlar Sitemizde Yayınlanmaz.
Düzgün Yorumlarınız Gün İçinde Yöneticiler tarafından Onaylancaktır.

Adınız & Lakabınız :

Mesajınız  :

 

Güvenlik Kodu  :
üsteki kodu sağ tarafa giriniz








 
Facebook Sohpet


Partner Bul


Testere 4 - Saw IV izle / Türkçe Dublaj HD - Tek Parça


Hür Adam Bediüzzaman Said Nursi izle HD 720p Nette ilk Yerli yapım


Tövbeler Tövbesi 21.Bölüm izle HD | DiziHD


Arka Sokaklar 247. Bölüm


Kurtlar Vadisi Pusu 159. Bölüm


Hayat Devam Ediyor 26. Bölüm


Yalan Dünya 17. Bölüm


Adını Feriha Koydum 60. Bölüm


sohbet
  sohbet

sohbet GoogleYahooBingAlexaTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır. SohbetGibi.NeT

Chat | Sohbet | Sohbet Sitesi | Sohbet Odası | Chat Sitesi | Sitemap | Sitemap2